ChatGPT isimli bir akıllı bilgisayar sistemi var. Buna Ai (artificial intelligence” adı verilmiş. Yani bir zekası varmış gibi. Aslında ilerde olacak ama şimdi sadece kopya çekiyor, tecrübesini insanların internetteki yazılarından alıyor. Şimdi bilgisayara şunu sordum: Hemofili nasıl bir hastalık?
Cevabını kopyala yapıştır yapıyorum:
<<Hemofili, kanın normal şekilde pıhtılaşmasını engelleyen kalıtsal bir kan bozukluğudur. Hemofili hastaları, pıhtılaşma faktörleri olarak adlandırılan kan proteinlerini normalden daha az üretir veya hiç üretmezler. Bu nedenle, kanama durumunda kan pıhtılaşması yavaş veya tamamen durabilir.
Hemofili genellikle X kromozomu üzerindeki bir gen mutasyonu nedeniyle ortaya çıkar. Bu gen mutasyonu, hemofili A (Faktör VIII eksikliği) veya hemofili B (Faktör IX eksikliği) olarak adlandırılan iki ana tür hemofiliye neden olabilir.
Hemofili A, hemofili vakalarının yaklaşık %80-85’inden sorumludur ve Faktör VIII proteininin eksikliğine bağlı olarak kan pıhtılaşması problemlerine yol açar. Hemofili B ise Faktör IX eksikliği nedeniyle oluşur.
Hemofili hastaları, küçük bir yara veya travmadan bile uzun süreli ve aşırı kanamalara eğilimlidirler. Bu kanamaların şiddeti, kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Özellikle eklem veya iç organlarda kan pıhtılaşması olmadığında ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir.
Hemofili tedavisi pıhtılaşma faktörlerinin eksikliğini gidermeyi amaçlar. Tedavi seçenekleri arasında pıhtılaşma faktörlerini enjekte etmek, pıhtılaşmayı destekleyen ilaçlar kullanmak ve gen tedavisi yer alabilir. Hemofili hastalarının düzenli tıbbi takip ve kanama riskini azaltmak için özel önlemler alması önemlidir.>>
Şimdi de benim sizlere yazımı sunayım. Aradaki fark belki sadece imla hataları; konuşur gibi yazma alışkanlığım filan olabilir; belki de farkı farkedersiniz. Yazdıklarım kendi tecrübem onu söylemeliyim. Bakalım hangimiz daha intelicant 🙂 ..
Yıl 1993. Hematoloji-Onkoloji Servisinde kıdemli asistanım. O zamanlara A takımı diye bir tv serisi var. Gazetecilik dünyasının cevval neferi, hiç bir savaştan korkmayan rahmetli Savaş Ay o programın başında. Çok güzel programlar yapıyor. Benim de o zamanlar bir sosyal çekinikliğim var. (Ama nedense profesörlüğü seçmişim o ayrı)
Geldiler bir gün kliniğe. Yanında beni Hematoloji Onkoloji macerama sürükleyen rahmetli Prof Dr Lamia Ulukutlu hocam var. İki erkek çocuk yanında. Birisi 15-16 yaşlarında diğeri 6-7 filandı galiba. Hemofili hastaları. O zamanlar hemofilileri operasyondan kanamalardan filan korumak zorundayız. Piyasada faktör yok. Büyük olanın dizi “hedef eklem” olmuş. (Hedef eklem demek sürekli sorun çıkartan ve sonunda eklem içine kanaya kanaya o eklemi mahvedip sakatlığa neden olan bir durum. O çocukta da ciddi bir şekilde dizinde deformite oluşmuştu) Büyük olan ağır hemofili yani faktör 8 düzeyi % 1’in altında. Küçük olan orta hemofili yani faktör düzeyi 1-5 arası. Onun durumu daha hafif. Yaşı da nisbeten küçük olduğu için çok tokat yememiş eklemlerine. Ama risk var. Bir de dayıları var onun durumu hafif. Yani hafif hemofili demek %5-30 arası demek. İyi kötü hastalık hakkında bilgi sahibi oldukları için sünnet olmamışlar, futbol ise sadece bir hayal onlar için. Bir kafa topu dünyalarını karartabilir çünkü.
Hemen kütüphaneye gittim. O zamanlar kütüphanede kalın kalın cildler olurdu. Başlık yani şimdi “tag” ismindeki anahtar sözcüklerle arama yapar, ondan sonra da bir liste olurdu. Yeni yayınlanmış yazılarla ilgili. Arama yapmak insanın bir gününü alırdı. Eğer asistansanız bir hafta sürerdi git-geller. Sonunda listeyi kütüphane memuruna verirdik. O çeşitli kütüphanelerden o dergilerin fotokopisini isterdi; bir kısmı gelir bir kısmı gelmezdi. Cebimizden de bir sürü para verirdik. Her neyse, yazılar geldi. Konumuz profilaksi. Yani eksik olan faktörü haftanın belli günlerinde damardan verip ağır hemofiliyi hiç olmazsa orta hemofiliye çevirme fikri. Çünkü o zaman yeni yeni faktörler piyasaya çıkmaya başlamıştı ve sosyal güvenlik bunu ödüyordu. Bu iki kardeşe biz koruyucu yani profilaktik tedaviyi başlattık. Bir süre geçtikten sonra gerekli konsultasyonları ve incelemeleri de yapıp sünnet olmalarını da sağladık. Fizik tedavi ortopedi derken bu çocukları taburcu ettik. Türkiyede ilk profilaksi denemeleri Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde böyle başladı.
İşte bu da benim GPT’m Buraya kadar okumuyor artık kimseler. Ama okuduysanız bütün bayram boyunca oturup hazırladığım bu siteye bari bir tane beğeni olsun. Bu siteyi sizleri doğru bilgiye ulaştırmak için kurdum ama artık herkes chatGPT ye hayran. Soruyor. Yazdırıyor. Okumadan kopi-peyst yapıyor. Hani tecrübe? Hani empati? Buraya kadar okumayanlar beni tanıyamaz. Beni tanıyanlar ise ana fikirleri toplayıp bir sonraki yazımda sizlere vereceğimi bilir. Bu yazıda hemofili A yı anlattım. Yani faktör 8 eksikliğini, ağır-orta hafif ne demek; hedef eklem ne demek? Hayati önemi var mı? Profilaksi ne demek sizlere anlattım. Umarım beğendiniz.

