Kordon Kanı Bankacılığı: Biyolojik Sigorta (mı)?
Son yıllarda yenidoğan kordon kanının saklanarak o yenidoğanda daha ileride çıkabilecek hastalıklarda otolog kemik iliği nakli amacıyla kullanılması konusunda ülkemizde ve dünya medyasında çok miktarda haber yayınlanmaktadır. Ülkemizde, hepsi kar amaçlı kurulmuş olan, bazılarını birkaç üniversitenin tıp fakültelerinin de desteklediği birkaç özel kuruluş bu toplama ve saklama işlemini gerçekleştirmektedir. Yeni doğum yapacak ya da planlayan birçok ebeveyn de “sorumluluklarını” yerine getirebilme ve ileride çocuklarının başına gelebilecek hastalıklar açısından “fırsatlarını kaçırmama” endişesi içinde kordon kanı saklanmasının anlamını, gerekliliğini ve risklerini araştırmaktadır. Sağlık Bakanlığı bu konuda çalışmalar yaptığını bildirmişse de bugün için belirli bir kordon kanı bankacılığı protokolü yoktur. Bu konuda ebeveynleri duygusal ve sömürücü bir reklam kampanyasından koruyucu yasa olmadığı gibi bu şirketlerin geleceğinin ve dolayısı ile bugüne kadar toplanmış ve saklanmakta olan kordon kanlarının geleceğini garanti altına alacak düzenlemelere de gereksinim vardır. Özel şirketler kordon kanının saklanması için ailelerden ilk işlem için ortalama 1900-2000 USD , daha sonrası için ise yıllık 100-150 dolar ücret alınmaktadır. Ülkemizde de diğer ülkelerde olduğu gibi hiçbir sosyal güvenlik kurumu bu ücreti karşılamamaktadır.
Kemik İliği Nakli
Birçok genetik, hematolojik ve onkolojik hastalıkta kemik iliği nakli yaşam kurtarıcı olmaktadır. Akrabalardan ya da yabancılardan alınan kemik iliği ile allojeneik ya da hastanın kendisinden alınan kemik iliği ile otolog kemik iliği nakli yapılmaktadır. HLA doku grubu uygun bir kardeş en iyi verici olarak görülmektedir. Ancak HLA uygun kardeş bulma olasılığı ancak % 25 oranındadır([1]). Bu nedenle kemik iliği nakli endikasyonu konulduğunda akraba dışı erişkin vericilerden kemik iliği nakli gerçekleştirilmektedir. Ülkemizde bu konuda bir veri bankası sistemi henüz yoktur. Birleşik Amerika Devletlerinde 1997 yılında yapılan bir araştırmada doku grubu uygun vericisi olmayan hastaların % 76’sının kemik iliği veri bankaları aracılığı ile en geç 16 ay içinde HLA-A, HLA-B ve HLA-DR uygun verici bulabildikleri gösterilmiştir.([2]) Bu hastaların da ancak % 5’inden azı ilk 2 ayda verici bulmaktadır. Uygun verici bulunamıyan diğer hastalarda başka kaynaklar arayışına gidilmektedir. Kemik iliği nakli 70’li yıllarda başlatılmışken, periferik kök hücrelerin hematopoetik kök hücre kaynağı olabileceği ancak 90’lı yıllarda gündeme gelmiştir. Vericinin kök hücreleri çeşitli sitokinler yardımı ile kemik iliğinden perifere mobilize edilemekte ve santrifuj tekniği ile toplanmaktadır.
Kordon Kanı
Yapılan çalışmalar ile yenidoğan kordon kanında çok miktarda hematopoetik kök hücre olduğu gösterilmiştir([3], [4]). İlk olarak 1988 yılında Fanconi aplastik anemili bir hastaya kardeşinin göbek kordon kanı ile kemik iliği nakli başarılı olarak gerçekleştirilmiştir ([5]). İlk aile dışı kordon kanı nakli 1993 yılında gerçekleştirilmiş ve çeşitli pediatrik genetik ve hematolojik hastalıkta üçbinbeşyüzün üzerinde allojeneik kordon kanı nakli gerçekleştirilmiştir(3,[6],[7],[8]). Ancak hiçbiri otolog olmayan bu nakillerden sonra HLA uygun kardeşten alınan kordon kanı nakilerinden sonra 1 yıllık sürvi % 73 iken akraba dışı nakillerde %29 oranına düştüğü bildirilmiştir. (7). Kordon kanı nakli genellikle pediatrik hastalar için kullanılmışsa da erişkin hastalarda da kulanılmaktadır. ([9],[10]). Ağırlığı 40 kg’ın üzerindeki alıcılarda sonuçlar daha küçük alıcılar kadar iyi değildir. Kordon kanı nakileri ile kemik iliği nakillerini karşılaştıran kontrollü çalışmalar olmamakla birlikte kemik iliği nakilleri ile karşılaştırıldığında iyi sonuçlar verdiği gösterilmiştir. (9,10,[11],[12],[13], [14] ). Kordon kanındaki kök hücre sayısını arttırmaya yönelik çalışmalar da vardır.([15],[16],[17] ) Ayrıca bir nakilde birkaç kordon kanı kullanımını destekleyen çalışmalar da mevcuttur. ([18],[19]). Kordon kanı nakli kemik iliğinin malin hastalıklarında, immun sistem hastalıklarında, talasemi ve orak hücre anemisi gibi genetik hastalıklarda ya da Hurler sendromunda kullanılmıştır ( 10,[20],[21]).
Ülkemizde kordon kanı ile nakil
Türkiye’de ilk “Kordon Kanı Transplantasyonu” 1995 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bir talasemi hastasına uygulanmıştır. Bu olguda daha sonra gelişen graft yetmezliği nedeniyle aynı kardeşten kemik iliği nakli yapılmış ve halen sağlıklı olarak yaşamaktadır. Bundan sonra yine Ankara Üniversitesi’nde Pediatrik KİT ünitesinin açılmasıyla Nisan 1999 ve Kasım 1999 tarihlerinde yine iki talasemi hastasına kordon kanı nakli başarıyla uygulanmıştır. Son olarak 2002 yılında yine bir talasemi hastasına hem kordon kanı hem kemik iliği birlikte nakledilerek hastanın iyileşmesi sağlanmıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Kordon Bankasında saklanan kord kanlarından ilerlemiş bir lösemi olgusuna Hacettepe Pediatrik ve bir diğer lösemi olgusuna da Ankara Tıp Pediatrik KİT ünitelerinde nakil yapılmıştır. Ancak bu olgularda tedavi, altta yatan hastalıklarından kaynaklanan nedenlerle şifa ile sonuçlanamamıştır. Ancak talasemide kordon kanı kardeşten alınmakta olup bu kardeşi bir yaş cıvarına geldiğinde de kök hücre toplanabildiğinden kordon kanı talasemide tek çareymiş gibi gösterilmemelidir.
Kemik iliği naklinin bütün endikasyonlarında kullanılabilecek bir kök hücre kaynağı olarak kabul edilmek yerine her derde deva gibi gösterilen kordon kanı ülkemizdeki reklamlarda “Bu sayede gelecekte ihtiyaç duyulması durumunda potansiyel bir tedavi malzemesine sahip olacağınızı ve böyle bir fırsat ile ancak bebeğinizin doğumunda karşılaşabileceğinizi ve her zaman yakalanamıyacak bir şans olduğunu bilmelisiniz” ifadesi kullanılarak Tablo I’deki endikasyonlarda kullanılmaktaymış gibi gösterilmektedir. Bu endikasyonlar tümüyle gerekli olduğunda kemik iliği naklinin uygulanabildiği hastalıklardır. Bu ilanlarda bebeğin kordon kanı saklanırsa bebeğin ya da ailenin diğer fertlerinin biyolojik sigortasının yapılmış olacağı vurgulanmaktadır. Bu gibi reklamlar aileleri ikileme sokmaktadır. Şimdiye kadar alınmış ve kordon kanını kendi çocuğuna kullanabileceği söylenen ailelerin “bu şirketler ortadan kaybolursa” ya da “kordon kanı herhangi bir şekilde bozulursa” diye, kordon kanını saklamayan ailelerde ise “ya bir hastalık ortaya çıkar da geç kalmış olursam” endişeleri ortaya çıkmaktadır.
Dünyada kordon kanı bankacılığı
Pek çok ülkede kordon kanı bankacılığı kar gütmeyen ulusal bankalarda ya da kar amaçlı şirketler aracılığı ile başlamış ve ailelere doğan bebeğin kendisine ya da kardeşlerine gerekirse biyolojik bir yedek olarak kordon kanı her derde deva gibi gösterilmeye başlanmıştır ([22]). Dünyadaki tüm kordon kanı bankalarında saklanan kordon kanı sayısı yaklaşık 150.000’e ulaşmıştır. Kar amacı olmayan kordon kanı bankaları tüm alıcı adaylarına açık ve masrafları çeşitli sosyal güvenlik kuruluşları tarafından karşılanırken kar amacı ile kurulmuş özel bankalarda kordon kanının saklanmasının bedelini aile kendisi ödemektedir. Halka açık kuruluşlarda kordon kanı saklanması aile doktorunun hastalığı raporlaması gibi belli protokolere bağlı iken özel şirketlerde herhangi bir protokol yoktur. Her isteyen maddi karşılığını verdikten sonra kordon kanını toplatıp bankada saklatabilmektedir. Kesin tahmin yapmak zordur ancak kordon kanının alındığı kişiye kullanılma olasılığının 1:1000 ile 1:200.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. ([23]). Kordon kanı kamuya ait bankada toplanıyorsa 10 yıl sonra hala bankada kalma olasılığı %85 olarak bildirilmiştir (1, 23).
Otolog kordon kanı nakli
Literatürde otolog kordon kanı sadece iki olguda kullanılmıştır. Gerçekleştirilmiş olan bu iki otolog kordon kanı naklinden sadece birisi başarılı olabilmiştir ([24]). Kordon kanının aile için saklanma endikasyonu sadece aileden birinin kök hücre nakli ile tedavi edilebilecek bir hastalığının olmasıdır. Bunun dışında ailelerin kordon kanını saklamak için kendilerinin yatırım yapması gereksizdir.
Tablo I’de sözü edilen hastalıkların pekçoğunun tedavisinde kemik iliği nakli ilk seçenek değildir. Ayrıca bilinen kemik iliği naklinde ortaya çıkan “graft versus tumor” etkisi otolog nakillerde olmaz (21). Ayrıca pek çok genetik hastalıkta hastanın kendi kemik iliğini kendisine vermek anlamsızdır. Bilakis aile içi veya dışı sağlıklı kişilerden nakil yapılması gerekir. Genetik hastalığı olan bir kişinin doğacak kardeşinin kordon kanında da aynı hastalığın olması olasılığı yüksektir. Ayrıca akut lösemilerin bir kısmında hastaların kordon kanlarında da lösemide karşılaşılan translokasyonlara rastlanmıştır ([25]).
Zaten otolog kemik iliği nakli yapılabilen ya da ortaya çıkma olasılığı çok düşük bir hastalık için ailelerin para ödemesi gereksizdir.
Bütün bu bilgiler ışığında kordon kanı saklamak sanki bir kandırmaca imiş gibi düşünmek de yanlış olur. Kordon kanı ile nakil başka alıcılar için hayat kurtarıcı olabilir. Kordon kanı toplamanın avantajları ve dezavantajları Tablo II’de listelenmiştir.
Kordon kanı toplandıktan sonra uygun koşullarda ortalama 15 yıl saklandıktan sonra hücre viabilitesi %64–92 oranında (ortalama %80) bulunmuştur ([26]). Ayrıca 30–40 kg’ın üzerindeki hastalarda kordon kanı kullanarak kök hücre nakli uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle yaşam sigortası olarak reklamı yapılan bu kanların tüm yaşam için değil, yaşamın ilk 15 yılı için uygun olduğu görülmektedir. Uluslar arası kemik iliği nakli birliği olan IBMTR tarafından bildirilen verilere göre otolog kemik iliği nakli yapılmış hastaların sadece % 10’u 20 yaş altındadır (21, 22).
Yasal boyut
Kordon kanı genetik ve biyoloji özellikleri nedeniyle bebeğe ait bir dokudur. Anne bebek adına karar verebilirse de fetus ile ilgili araştırmalarda olduğu gibi kordon kanı toplanmasında hekimin gereksinim belirtmesi ya da kurul kararı gerekebilir. Alındığı kişiye bir zarar vermediği düşünülürse kordon kanı bağışı böbrek ya da başka organ nakillerinden ayrılır. Kemik iliği nakliyle karşılaştırıldığında ise herhangi bir anestezi ya da müdahale olmadığından kan bağışı gibi düşünülebilir ([27],[28]). Hazırlanacak kanunlarda bu durum gözönünde tutulmalıdır. Ancak doğum sırasında kordon klemplenirken bebeğin tutulduğu yükseklik kordon kanındaki kök hücre sayısını etkilediğinden alıcıya daha faydalı olabilme endişesi ile doğan bebeğe zarar verme olasılığı da teorik de olsa vardır(27-[29]). Kemik iliği nakillerinde verici genellikle hastanın yakın akrabası olduğundan maddi beklentiler söz konusu değilse de özel kordon kanı bankacılığında maddi tartışmaların ve istismarların gündeme gelmesi de mümkündür. Kordon kanı bankacılığı tartışmaları gündeme gelinceye kadar aslında bir çöp gibi değerlendirilen kordon kanı kullanımında kimin söz sahibi olması gerekliliği de tartışmalıdır. Halka açık bankalarda olduğu gibi kullanırken söz hakkı doktorlarda mı olacaktır yoksa özel bankalarda olduğu gibi ailelerin mi olacaktır. Bugün kan ve ürünlerinin atıklarında olduğu gibi plasentaların da çöpe atılmasından hastane yönetimi sorumludur. Ancak plasentanın ve kordonun önemli olduğu bu durumda annenin izninin alınması gerekli gibi görünmektedir. Bütün bu sorunlardan başka alınan kordon kanı kişiye ait yani özel bir dokudur. Kordon kanı araştırma için ya da herhangibir medikal uygulama için kullanılacaksa HIV gibi enfeksiyonlar yanında talasemi gibi bazı etnik genetik hastalıklar açısından da incelenmelidir. Bu durumda vericinin gizli olması gereken kimlik bilgileri alıcıya açılabilecektir (27,28,[30]). Aynen DNA veri bankalarında olduğu gibi kordon kanı ile ilgili yasalar hazırlanırken bu gizlilik ilkesi de gözönüne alınmalıdır. Diğer bir sorun da kordon kanını toplayan hekim kordon kanı toplayan şirketin bir elemanı mıdır yoksa değil midir tartışması olacaktır. İşlem sırasında oluşabilecek hatalardan kim sorumlu tutulacaktır? Kordon kanı işlem nedeniyle zarar görürse ya da kullanılamaz olursa kim suçlanacaktır? Kordon kanı toplandıktan sonra gerekli bakımın veya uzun vadede viabilite kontrolleri üzerinde ailelerin ne kadar bilgi hakkı olacaktır? Aynı şekilde imha edileceği zaman kimlerin buna karar verileceği de tartışılmalıdır (30).
Özel şirketlerin maddi gücü ve dinamikliği kamu kuruluşlarında her zaman aynı titizlikte olabilecek midir? Kordon kanı bankacılığı ile ilgili kararlar verilirken bütün bu sorular ayrıntılı düşünülmeli ve tartışılmalıdır. İtalya’da özel şirketlerin kordon kanı toplamaları 2002 yılından beri yasaktır. Ülkemizde bazı üniversite hastaneleri özel firmalar ile ilişki içindedir. Toplanan kanlar yurtdışında özel şirketlere ait olan özel bankalara gönderilmektedir. Avrupa topluluğunda özel bankalarda saklanan kişiye ait kordon kanlarının kamuya devredilmesi ya da başkaları için kullanımı yasaklanmıştır. Kordon kanından elde edilebilecek genetik veriler de önemlidir. Bu nedenle bu tür girişimlerde Sağlık Bakanlığı’nın bilgi ve onayı gereklidir. Organ Nakli Yasası, transplantasyon amacıyla kullanılabilecek dokuların yurtdışına gönderilmesini ve ticaretini yasaklamaktadır.
Türk Pediatrik Hematoloji Derneğinin Pediatrik Kemik İliği Transplantasyon Alt komitesi 22 Haziran 2004 tarihinde hazırladığı raporu kamuoyuna sunarak yazılı ve sözlü medya organlarında yer alan bilinçli ya da bilinçsiz olarak çarpıtılmış otolog kordon kanının haberlerinin engellenmesini istemiştir ve kazanç amaçlı kurulmuş olan özel otolog kordon kanı bankacılığının toplumsal bir tehlikeye aday olduğunu vurgulamıştır. Türk Hematoloji Derneği de aynı görüşleri ve endişeleri paylaşmaktadır.
Sonuç
Zaten bir atık yani çöp olan plasenta ya da ürünü, aileye, saklamak adı altında yeniden satıldığı için ya da toplumda insan dokularının kullanımı ve saklanması açısından sınıf ayrımcılığı yaratıldığı için bu konuda ivedilikle gerekli kanuni düzenlemeler yapılmalıdır. Gerçekten pek çok kişi için biyolojik bir sigorta olabilecek kordon kanını kar amacı gütmeyen ama uluslar arası kalite standartlarına sahip şartlarda saklayabilecek ulusal kordon kanı bankalarının düzenlenmesine hızla gidilmelidir. Ailelerin ayrı bir yatırım ile bu bankacılığı özel şirketler yardımı ile yapmalarını istemek onları istismar edilebilir bir duruma getirmektedir. Diğer taraftan gerekli düzenlemeler ile çok değerli olabilecek kordon kanlarının çöp olarak atılması da önlenmiş olacaktır. Ancak kordon kanının kök hücrelerin tek kaynağı olmadığı tüm yaşam boyunca kemik iliği ve çevre kanının bu amaçla kullanılabileceği unutulmamalıdır.
Tablo I. Ülkemizde yapılan reklamlarda kök hücrelerin kullanılabileceği iddia edilen hastalıklar
Kemik İliği yetersizliği veya hemoglobin hastalıkları
Aplastik anemi
Fanconi anemisi
Amegakaryositik trombositopeni
Konjenital sitopeniler
Fanconi aplastik anemisi
Kostmann sendromu
Miyelofibrosis
Orak hücre anemisi
Beta talasemi major
Otoimmun hastalıklar
Nörolojik
Multipl skleroz
Miyastenia gravis
Nöropati
Amiyotrofik lateral skleroz
Guillain-Barre Sendromu
Romatolojik
Sistemil skleroz
Sistemik lupus eritematosus
Romatoid artrit
Psöriatik artrit
Juvenil idiopatik artrit
Ankilozan spondilit
Sjogren sendromu
Vaskulit
Dermatomiyozit
Mikst konnektif doku hastalığı
Kriyoglobulinemi
Behçet hastalığı
Wegener hastalığı
Polikondrit
Hematolojik
İmmun trombositopeni
Otoimmun hemolitik anemi
Saf eritrositer aplazi
Evan’s sendromu
Trombotik trombositopenik purpura
İnflamatuvar barsak hastalıkları
Kanserler
Lösemi (akut ve kronik)
Lenfoma
Nöroblastoma
Retinoblastoma
Multiple miyeloma
Non Hodgkin lenfoma
Hodgkin hastalığı
Over kanserleri
Küçük hücreli akciğer kanseri
Testis kanseri
Metastatik melanoma
Metabolik hastalıklar
Gaucher hastalığı
Hunter sendromu
Batten hastalığı (nöronal seroid lipofusinoz)
Gaucher hastalığı
Hurler sendromu
Krabbe hastalığı (globoid hücre lökodistrofisi)
Langerhans hücreli histiyositoz
Lesh-Nyhan sendromu
Lökosit adhezyon eksikliği
Osteopetrozis
Tay-Sachs hastalığı
Bağışıklık sistemi hastalığı
Wiskott-Aldrich sendromu
Şiddetli kombine immun yetmezlik
Timik displazi
Wiskott –Aldrich sendromu
X-e bağlı lenfoproliferatif hastalık
Araştırma safhasındaki kullanımlar
AIDS
Alzheimer
Kalp hastalıkları
Karaciğer hastalıkları
Kas kıkırdak hastalıkları
Müsküler distrofi
Nörolojik bozukluklar
Parkinson hastalığı
Omurilik yaralanmaları
Felçler
Tablo II. Kordon kanı saklamanın avantajları (ruth warwick)
Avantajlar
Kordon kanı kolay bulunur. Her doğum bir kaynaktır.
Kordon kanı nakilerinde konvansiyonel kemik iliği nakillerine göre doku grubu uyumu daha az önem taşır.
En iyi şartlarda ve altyapısı sağlanmış ülkelerde kemik iliği veri bankasından uygun verici bulmak birkaç ayı bulabilir. Oysa kordon kanı bulmak birkaç günde mümkün olabilir.
Uygun şekilde uygulanırsa kordon kanı toplamak bebeğe ve anneye zarar vermez.
Sitomegalovirus enfeksiyonu yenidoğanlarda genel populasyona göre daha seyrek olduğundan erişkin verici ile yapılan kemik iliği nakilerine göre sitomegalovirus enfeksiyonu olasılığı daha azdır.
Graft versus host hastalığı olasılığı kemik iliği naklinde olduğundan çok daha seyrektir.
Dezavantajlar
Erişkin vericilerden tekrar aynı hastaya gerekirse kemik iliği alınabilir. Ancak yenidoğanda böyle bir olasılık yoktur.
Kemik iliği vericilerinin medikal geçmişleri vardır. Kemik iliğini ilgilendiren herhangibir hastalıkları olup olmadığı bellidir. Ancak yenidoğanın gelecekte ne tür hastalıklarının ortaya çıkacağı bilinmez. Ancak iyi bir aile öyküsü ile bu riskler azaltılabilir.
[1] American Academy of Pediatrics. Workgroup On Cord Blood Banking. Cord blood banking for potential future transplantation: Subject review. Pediatrics 1999, 104: 116-8.
[2] Cairo MS, Wagner JE. Placental and/or umblical cord blood: an alternative source of hematopoietic stem cells for transplantation. Blood 1997;90:4665-78.
[3] Kurtzberg J, Laughlin M, Graham ML, et al. Placental blood as a source of hematopoietic stem cells for transplantation into unrelated recipients. N Eng J Med 1996;335:157-66.
[4] Broxmeyer HE, Douglas GW, Hangoc G, et al. Human umblical cord blood as a potential source of transplantable hematopoietic stem/progenitor cells. Proc Nat Acad Sci 1989;86,3828-32.
[5] Gluckman E, Broxmeyer HA, Auerbach AD, Friedman HS, Douglas GW, et al. Hematopoietic reconstitution in a patient with Fanconi’s anemia by means of umblical cord-blood from an HLA-identical sibling. N Eng J Med 1989;321:1174-8.
[6] Wagner JE, Broxmeyer HE, Byrd RL et al. Transplantation of umblical cord blood after myeloablative therapy: analysis of engraftment. Blood 1992;79:1874-81.
[7] Gluckman E, Rocha V, Boyer-Chammard A et al. Outcome of cord –blood transplantation from related and unrelated donors. Eurocord Transplant Group and the European Blood and Marrow Transplantation Group. N Eng J Med 1997; 337: 373-381.
[8] Barker JN, Wagner JE. Umblical-cord blood transplantation for the treatment of cancer. Nature Reviews Cancer 2003; 3: 526-32.
[9] Laughlin MJ, Barker J, Bambach B, et al. Hematopoetic engraftment and survival in adult recipients of umblical cord blood from unrelated donors. N Eng J Med 2001; 344: 1815-22.
[10] Sanz GF, Saavedra S, Planelles D, et al. Standardized, unrelated donor cord blood transplantation in adults with hematologic malignancies. Blood 2001; 98: 2332-8.
[11] Frassoni F, Podesta M, Maccario R et al. Cord blood transplantation provides better reconstitution of hematopoietic reservoir compared with bone marrow transplantation. Blood 2003; 102: 1138-41.
[12] Grewal SS, Barker JN, Davies SM et al. Unrelated donor hematopoetic cell trans plantation: marrow or umblical cord blood? Blood 2003; 101:4233-44.
[13] Kieron S, Gruel S, Barker JN, et al. Review: unrelated donor haematopoetic stem cell transplantation: marrow or umblical cord blood? Blood 2003;4233-44.
[14] Rubinstein P, Kurtzberg J, Loberiza FR, et al. Comparison of unrelated cord blood and unrelated bone marrow transplants for leukemia in children: a collaborative study of the New York blood center and the international bone marrow transplant registry. Blood 2001; 98:814A.
[15] McNiece I, Jones R, Bearman SI et al. Ex vivo expanded peripheral blood progenitor cells provide rapid neutrophil recovery after high-dose chemotherapy in patients with breast cancer. Blood 2000; 96: 3001-7.
[16] Piacibello W, Sanavio F, Garetto L et al. Extensive amplification and self renewal of human primitive hematopoietic stem cells from cord blood. Blood 1997; 89: 2644-53.
[17] Pecora AL, Stiff P, Jennis A et al. Prompt and durable engraftment in two older adult patients with high riskchronic myelogenous leukemia (CML) using ex vivo expanded and unmanipulated unrelated umblical cord blood. Bone marrow Transplant 2000; 25: 797-9.
[18] Barker JN, Weisdorf DJ, Wagner JE. Creation of double chimera after the transplantation of umblical cord blood from two partially matched unrelated donors. N Eng J Med 2001; 344:1870-1.
[19] De Lima M, St John LS, Wieder ED et al. Double-chimaerism after transplantation of two human leucocyte antigen mismatched, unrelated cord blood units. British Journal of Hametaology 2002; 119:773-6.
[20] Rocha V, Cornish C, Sievers EL, et al. Comparison of unrelated bone marrow and umblşical cord blood transplants in children with acute leukemia. Blood 2001; 97: 2962-71.
[21] Storb RF, Lucarelli G, McSweeney PA, Childs WR. Hematopoietic cell transplantation for benign hematological disorders and solid tumors. Haematology; 2003:372-97.
[22] Timurağaoğlu A. Kordon Kanı Bankası: Ya iflas ederse? XXXI. Ulusal Hematoloji Kongresi, IV. Hematooji İlk basamak kursu kitabı. 2004: 36-41.
[23] Johnson FL, Placental blood transplantation and autologous banking: caveat emptor. J Pediatr Hematol Oncol 1997; 9: 183-6.
[24] Ferreira E, Pasternak J, Bacal N, et al.Autologous cord blood transplantation. Bone marrow transplantation 1999; 24:1041.
[25] Gayle KB, Ford AM, Repp R, et al. Backtracking leukemia to birth: identification of clonotypic gene fusion sequences in neonatal blood spots. Proc Nat Acad Sci USA 1997; 94: 13950-4.
[26] Kobylka P, Ivanyi P, Breur-Vriesendorp BS. Preservation of immunological and colony-forming capacities of long term (15 years) cryopreserved cord blood cells. Transplantation 1998; 65: 1275-8.
[27] Annas GJ. Waste and longing-The legal status of plasental-blood banking. N Engl J Med; 340: 1521-4.
[28] Sugarman J, Reisner Eg, Kurtzberg J. Ethical aspects of banking placental blood for transplantation. JAMA 1995; 274: 1783-5.
[29] Pafumi C, Milone G, Maggi I, et al. Early clamping of umblical cord blood and foetal CD34 enrichment. Acta Med Austriaca. 2001; 28: 141-4.
[30] Lind SE. Ethical considerations related to the colection and distribution of cord blood stem cells for transplantation to reconstitute hematopoietic function. Transfusion 1994; 34: 828-34.
Bunu paylaş:
- Yazdır (Yeni pencerede açılır) Yazdır
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
- Tweet
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram
- Reddit'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Reddit
- Mastodon'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Mastodon
- Arkadaşınıza e-posta ile bağlantı gönderin (Yeni pencerede açılır) E-posta

